Embed

SESİMİZ GAZETESİNDE YAYINLANAN REPORTAJIM

Ressam, heykeltıraş Güner YENER ile röportaj
 








Bazılarının dik duruşu vardır.

Ressam, heykeltıraş Güner YENER ile sanat yaşamı ve sanata bakışı üzerine konuştuk.

-Kısaca kendinizi anlatırmısınız?

-Ne anlatayımki bu ülkedeki çoğu insan gibi sıradan bir yaşamı olan biriyim, sanat eğitimcisiyim.resim, heykel yapan insanlık için bir şeyler tasarlayıp gelecek nesillere bırakma arzusunu içimde yaşayan biriyim.

 

Kendimi her şeyden önce ve her şeyin üstünde, önce bir baba olarak tanımlayabilirim. Ailem benim için her şeyin üstündedir. Dik başlı, siyasetin kıyısından köşesinden de olsa girmiş yaşadığı halkın yaşam mücadelesini onlarla beraber yaşayan ve çözüm üretme konusunda kafa yaran aktivist biriyim. Sorumluluklarım sanatçı kişiliğimin ve sanatımın hep önünde oldu. Tabi ki bir sanatçı için sanatını istediği gibi yapamamak bir acıdır bir açlıktır ama ne yapalım sorumluluklar daha ağır bastı..

-Peki resim sanatını nasıl ve neden seçtiniz?

İnanın ben seçmedim her halde seçildim. Şöyle açıklayabilirim ben klasik tüm sanatçıların söylemlerinden başka bir şey söylemiyeceğim çünkü çocuk yaştan beri resim yaparım hat da ilk ve orta öğretimim döneminde hangi derse girersem gireyim hepsi benim için bir resim dersiydi yani öğretmenimiz hangi konuyu işlerse işlesin ben mutlaka o derste resim yapardım...

-Peki bu konuda akademik bir eğitiminiz var mı?

Tabiiki, ama biraz geç oldu benim eğitim yaşamım biraç sıkıntılı geçti. Lise yaşamımı dönemin sıkıntılı yapısı itibariyle ikinci sınıfta bırakmak zorunda kalmıştım. Askerlik görevimi yaptıktan sonra istanbula döndüğümde, sıkıntıların daha da çoğaldığını gördüm ve bir şekilde yaşamın kıyısından da olsa bir şekilde müdahil olmam gerekiyordu çünkü on iki eylül gibi bir darbenin ardından sindirilmiş bir toplumla karşılaştım. boyun eğen mücadele gücü elinden alınmış tam anlamıyla tepkisizleştirilmiş bir çevre gördüm. Tabi ister istemez düşünen ve bir şeylerin değişmesini isteyen biri olarak bir şeyler yapma ihtiyacı hissettim ve dönemin sosyal demokrat bir partisine üye oldum ve tartışmalara ve mücadeleye o çatı altında başladım. Fakat eksik olan bir şeyler vardı hayatımda evet tahmin edebileceğiniz gibi tahsil hayatım yarıda kesilmişti ve kendimi bir şekilde ifade edebilmek ve birilerine bir şeyler anlatabilmek için tahsilimi tamamlamalıydım neden diye soracak olursanız hani bir laf vardır “ye kürküm ye” aynı onun gibide siyasi partilerde ve sivil toplum kuruluşlarında tahsilli insanlar daha çok dinleniyor ve dikkate alınıyordu tam bu noktada bende okulumu bitirmem gerektiğine karar verdim ve dışardan lise bitirmelere girdim ve aynı sene liseden mezun oldum ve akademinin yetenek sınavlarına girip İstanbul da Marmara Güzel Sanatlar Mimar Sinan ve Marmara Atatürk Eğitim Fakültesini kazandım. Tercihimi eğitim fakültesinden yana kullanarak sanat eğitimimi aynı okulda tamamladım. Her halde on defa daha dünyaya gelsem yinede sanat eğitimi alırdım.



 -Kendinizi daha çok modern mi, yoksa kalsik tarz  olarak mı tanımlarsınız?

Ben kişilik olarak modern düşünen ve eserlerimi de üretirken bu anlayışla fakat hayatın içinden seçtiğim olguları ön plana çıkararak sanat eseri ortaya koymaya çalışıyorum tabi ki bu bazen bir resimle dil buluyor bazen de bir heykel, çoğu zamanda performans yani hepininglerle gündeme geliyor. Çünkü benim yaşam felsefem kendimi kısıtlamama engeldir özgürlüğüme düşkün dışavurumcu bir yapım vardır. Şundan emin olabilirsiniz ki içim dışımdadır.buda eserlirim de birebir görülebilir.

-En çok etkilendiğiniz ve beğendiğiniz ressamlar veya diğer sanat disiplinlerinden kimleri söyleyebilirsiniz?

 

Ressamlardan Egon Schiele çizgisi ve üslubunu beğendiğim bir ressamdır  Heykelde Rodin in üstüne tanımıyorum



 

-Daha çok ne tür boyalar kullanıyorsunuz?

evet resimde yağlıboyayı tercih ediyorum çünkü daha akışkan daha özgür kılıyor beni . Fakat benim yaşamım sırf resimden veya heykelden ibaret değil daha başka projelerde var hayatımda çünkü sanatçı sorgulamak zorundadır diye düşünüyorum ve bu konuda da yeni projeler üzerinde devamlı çalışıyorum boş durduğum hiç görülmemiştir ufak bir zaman arası bulduğumda bilgisayarımın başındayım ve yazarım.


-Nasıl projeler bunlar?

örneğin ada vapurlarının seferden kaldırılması ve ada vapuru gibi tarihi bir doku olarak gördüğüm bir olgunun adalar süluetlerin den çekilmiş olması benim için çok iç acıtan bir uygulama idi ve bende büyük ada ile Maltepe arasında on km uzunluğunda bir kumaşla iki kara parçasını bir birine bağlama düşüncesi oluştu ve bu konuda kafa yordum ve insanlarla paylaştım. Maalesef imkansızlıklar içinde olduğum için ve sponsor da bulamadığım için bu projeyi rafa kaldırmak zorunda kaldım şu anda bir TV programı üzerinde çalışıyorum bu program da yine çözüm odaklı bilinçlendirme programı olacak eğer sponsor bulabilirsem tabi . Bu projeye sponsor bulmaya gayret ediyorum ama bulabilirmiyim bulamamı şimdiden söylemem imkansız ama eğer bu TV programını yapabilirsem bir çok sivil toplum kuruluşundaki çalışmamdan daha faydalı bir iş yapmış olacağıma inanıyorum. çünkü bir çok TV programı tartışmadan ibaret ve çözüme gidilmiyor benim programımda ise net çözüm ver bakalım hayırlısı .



-Bize  günlük uğraşlarınız veya  hobilerinizden bahseder misiniz?

Günlük uğraşım sohbetinde başında söylediğim gibi sanat eğitimi vermek, sivil toplum kuruluşlarında olan görevlerim ve tabi ki ürettiğim sanat eserlerim. Hobilerimi soruyorsunuz ben şuna inanıyorum insanın hobisi işi olmalıdır ve bende öyle yaptım hobilerim üzerine yoğunlaşarak bir yaşam tarzı benimsedim ve yaşamım benim hobilerimden oluşuyor.


-Sanat eğitiminde çok başarılı olduğunuzu biliyoruz, sizce sırrı nedir?

 

Ben öğrenci öğretmen hiç olamıyorum. Abi kardeş gibi, bir aile gibi paylaştığımız, bu atölye ister istemez bizi başarıya götürüyor. Sanatsal aktivitelere katılan her genç bu atölyeyi kendi atölyesi olarak kabul eder ve öyle çalışır.

Çünkü burası bir dershane veya bir kurs değil burası güzel insanların güzel sanatların tüm disiplinlerini incelediği tartıştığı ürettiği bir mekan. Biz burada güzel günlerimizde hep beraber gülüyor, mutsuz günümüzde hep beraber üzülüyoruz. Kendi çocuklarımla nasılsam faaliyetlerimize katılan diğer gençlerle de aynıyım. Bu üniversitelerde verilen bir şey değil, ben kendimi bu konuda geliştirmek için çok çaba harcadım, sırf akademik eğitimin buna yeteceğine inanmıyordum. Zaten bu yüzden çok araştırmalar yaptım çok çalıştım bir çok psikoloji seminerine katıldım, art terapi süper vizyonu aldım, yani art terapi konusunda da olan uzmanlığım sanat eğitimine harcadığım mesaiye çok fayda sağladı. Bu yüzdendir ki bizim çalıştığımızla gençlerin başarısız olması imkansız gibi bir konuma geldi. Genç eğer bir konuda başarılı olmak istiyorsa mutlaka oluyor. Çünkü biliyorlar ki hocaları genel hayatında çok anlayışlı ve hoşgörülü birisi olmasına rağmen gerektiğinde de, yani çalışmalarımızda aşırı disiplinli birisi. Bu tür bir üretim ve paylaşma yöntemi, ideali onların başarısız olmasına izin vermiyor zaten. Önemli olan kime ne sorumluluk düşüyorsa firesiz o sorumluluğu yerine getirmesidir. Bende bu bilinçle bu ortamı yaratıyor ve başarıyı elde ediyorum.



Son olarak siz geçtiğimiz dönemde belediye başkanlığına adaylığınızı koydunuz amacınız ne idi belediye başkanlığını kazanacağınıza inanıyormuydunuz!?

Güzel bir soru çoğu insan bunu sorar bana .Hayır belediye başkanı olacağıma inanmıyordum. Benim adaylıktaki amacım farklı idi ben insanlara dik duruşu göstermek istedim bir nevi yaptığım hepining idi yani bir sanat eseri sergiledim bu sanat eseri sergilerken de insanlara her zaman yaptığım gibi bir şeyler verdiğime inanıyorum örneğin yeni yeni projelerin insanlara duyrulması Türkiye Cumhuriyetinde her vatandaşın seçme ve seçilme hakkının anayasal bir hak olduğunu hatırlattım, Bir yere talip olmak için birilerine dayanarak değilde kendi kararları ve özgür iradeleriyle bir şeylerin yapılabileceğini anlattım bu girişim için bir yaz tatilinde harcanılan para ile yapılabileceğini gösterdim. Bağımsızlığın ne demek olduğunu göstermek istedim. Ve başarılı olduğumada inanıyorum. Ayriyetten katıldığım ilçede çok güzel bir sonuç elde edildi çok seviyeli bir seçim ortamı gerçekleşki hem siyasi partilerin üslupları hemde ilçe halkı çok saygılı idiler emniyetin o dönemdeki tutarlı ve kararlı çabaları sonucunda ilçe de seviyeli bir seçim atlatıldı yani ben amacıma ulaşmıştım  tabi yine bana göre genel siyasetten kaynaklanan bir yanlışlık vardı ve demokrasilerde bana göre büyük bir eksiklik olan bir konunun da peşini bırakmadım .

 

-Neydi bu konu ?

 

Şimdi o konu danıştayda ve gelecek olan sonucu bekliyorum umarım Türkiye cumhuriyeti ve halkı için olumlu bir karar gelir. Seçimlerde kullanılan oy pusulalarında bana göre anayasanın eşitlik ilkesine aykırı şekil hatası gördüm ve bunu Danıştay a taşıdım yani yapım hiçbir şeyi yarıda bırakmayı kabul etmiyor. Ne yaparsınız buda benim mahvuz kaderim


 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !