Başkan Aziz Kocaoğlu, bu talebin, özellikle Smyrna Apollonu ve Smyrna Jüpiteri heykellerini kapsadığını bildirdi. Geçtiğimiz ay ilk kez toplanan İzmir Kültür Çalıştayı’nda görüşülen “Louvre Müzesi’nde sergilenen İzmir’e ait eserlerin İzmir’e iade edilmesi girişimi” konusunda ilk somut adım atıldı.
Çeşitli öneriler
Dünyaca ünlü müzenin CEO’su Henri Loyrette’ye bir mektup yazan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bir yandan İzmir’de kurulacak Ege Uygarlıkları Müzesi ile Louvre arasındaki “uzun soluklu bir işbirliği” için çeşitli önerilerde bulunurken, “Elbette bu işbirliği, Louvre Müzesi koleksiyonlarında bulunan, İzmir kentine ait eserlerin İzmir’e geri verilmesiyle çok daha büyük bir anlam kazanacaktır” dedi.
Bu taleplerinin özellikle Smyrna Apollonu ve Smyrna Jüpiteri heykellerini kapsadığını belirten Başkan Kocaoğlu, “İzmir’e ait eserlerin İzmir’e iade edilmesi, uluslararası sözleşmelerin hükümlerine uygun davranılmasının ötesinde, kentimizin arkeolojik ve kültürel mirasına duyduğunuz saygının da kuvvetli bir ifadesi olacaktır. Eserlerin geri verilmesi talebimizin, Türkiye kültürünün önemli çekim merkezlerinden biri olmayı amaçlayan İzmir’deki Ege Uygarlıkları Müzesi ile Louvre arasında gerçekleştirilecek uzun erimli bir işbirliği çerçevesinde değerlendirildiğini de özellikle dikkatlerinize sunmak isterim” diye konuştu.
Jüpiter ve Apollon
Jüpiter (Zeus) heykeli, 1680 yılında İzmir’de bulundu. Şu an heykelin sağ elindeki şimşek, 1686 yılında Pierre Granier tarafından eklendi. Mermerden yapılmış heykel 2.34 metre boyunda. Heykel halen Louvre Müzesi’nde Yunan, Etrüsk ve Roma eserleri bölümünde zemin kat A odasında bulunuyor. Jüpiter, Batı Anadolu topraklarındaki pek çok antik kentte, adına tapınaklar, sunaklar ve heykeller yapılan tanrıların en güçlüsü olarak biliniyor. Apollon heykeli de, tıpkı Jüpiter heykeli gibi 1680 yılında İzmir’de bulundu. Mermerden yapılmış 2.16 metre boyunda. Üzerine yılan dolanmış bir ağaç kütüğüne eliyle yaslanmış genç bir erkek figürü olarak betimlenmiş. Heykel halen Louvre Müzesi’nde Yunan, Etrüsk ve Roma eserleri bölümünde sergileniyor. Apollon, mitolojide müziğin, sanatların ve şiirin tanrısı olarak biliniyor.
Paris’teki ünlü Louvre Müzesi’nin CEO’su Henri Loyrette’ye bir mektup yazan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Louvre koleksiyonlarında bulunan “İzmir’e ait” eserlerin İzmir’e geri verilmesini istedi.
Ege Meslek Yüksek Okulu bünyesinde açtığı sanat galerisinde Saç Bakım ve Güzelik Hizmetleri Programı çerçevesinde “Maske Sergisi”açtı. EMYO Seramik ve Cilt Bakım Bölümü Öğretim Görevlisi Sinem Şentürk ve bölüm öğrencileri farklı meteryalerden yapılmış eski maskeleri seramik kullanarak yeniden yorumladı.
Şentürk, maskeler hakkında bilgi verdi.
Bir süredir kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören ve dün yaşamını yitiren, Kurtlar Vadisi dizisinin ilk senaristlerinden, gazeteci-yazar Ömer Lütfi Mete, son yolculuğuna uğurlandı. Necati Şaşmaz'ın da aralarında olduğu birçok ünlü, ustanın son yolculuğunda hazır bulundu.
Altunizade İlahiyat Vakfı Camisi'nde düzenlenen cenaze töreni öncesinde, Ömer Lütfi Mete'nin kardeşi Yunus Bahri Mete ile oğlu Ali Buhara Mete ve yakınları taziyeleri kabul etti. İkindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Mete'nin naaşı, cenaze arabasına konularak götürüldüğü Çengelköy Mezarlığı'nda defnedildi.
Törene, Ömer Lütfi Mete'nin eşi Leyla Mete, çocukları, ailesi, yakınları, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Ak Partiİstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, MHPİstanbul İl Başkanı İhsan Barutçu, DP eski Genel Başkanı Süleyman Soylu, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara ile İsmail Türüt, İzzet Altınmeşe, Oktay Kaynarca ve Necati Şaşmaz'ın da aralarında bulunduğu bazı sanatçılar katıldı.
Başbakan'dan taziye
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gazeteci-yazar Ömer Lütfi Mete'nin vefatı nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı. Başbakanlık Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Erdoğan, Mete'nin vefatını teessürle öğrendiğini ifade etti.
Mete'nin, sinema ve televizyon filmi senaryolarının yanı sıra, birçok televizyon dizisi senaryosuyla da dizi film alanında yeni bir çığır açtığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti; “Yazar Ömer Lütfi Mete, bir düşünce adamı olduğu kadar aynı zamanda şair bir gönül adamı olarak Gülce gibi şiirleriyle bizleri derinden etkilemiş, edebiyatımızda unutulmaz izler bırakmıştır. Dostluk, arkadaşlık, vefa, fedakarlık ve milletine bağlılığın en güzel örneklerini eserlerinde ve ilişkilerinde gösteren Ömer Lütfi Mete, onurlu duruşuyla genç sanatçılarımıza ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Yorucu ve yoğun çalışma hayatı boyunca birçok başarıya imza atan, kültür ve sanat dünyamıza sayısız eser kazandıran şair, gazeteci, yazar, senarist ve düşünce adamı değerli arkadaşımız Ömer Lütfi Mete'yi her zaman saygıyla ve takdirle hatırlayacağız. Merhuma Cenab-ı Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, tüm sanat, edebiyat, medya camiasına ve milletimize başsağlığı diliyorum.”
Kurtlar Vadisi'nin Yaratıcılarından
Ömer Lütfü Mete, Kurtlar Vadisi dizisinin ilk sezonlarında yapımcılık yapmış ve senaryosuna katkıda bulunmuştu. Derin devlet ve çeteler konusunda kitapları ve araştırmaları bulunan Mete'nin halen dizinin senaryosuna katkı yaptığı belirtiliyordu.
Terör kurbanı sanatçı anılacak
İstanbul'da 20 Kasım 2003'te meydana gelen bombalı saldırıda hayatını kaybeden tiyatro oyuncusu Kerem Yılmazer mezarı başında düzenlenecek törenle anılacak.
Göksel Kortay ile evli olan Yılmazer için yarın Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında ailesi ve tiyatro sanatçısı dostlarının katılacağı bir tören düzenlenecek. Anma töreninin devamı, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi'nde gerçekleştirilecek.
Kerem Yılmazer kimdir?
Denizli'de 1945 yılında doğan Yılmazer, ilk, orta ve lise öğrenimini bu ilde tamamladı. 1962 yılında burslu öğrenci olarak Amerika'ya giden Yılmazer, eğitim gördüğü Los Angeles'te tiyatro, piyano ve solfej alanlarında çalışmalar yaptı. Türkiye;ye döndükten sonra, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine devam ederken Meydan Sahnesi tiyatro kurslarını bitiren Yılmazer, 1964 yılında “Fantastik” isimli müzikal oyunla profesyonel tiyatro yaşamına başladı.
Çeşitli tiyatrolarda görev alan Kerem Yılmazer, 1990 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları sanatçı kadrosuna katılarak tiyatro çalışmalarını sürdürdü. “Kuşlar” başta olmak üzere, “Kuyruklu Yıldız Altında” ve “Cem Sultan” gibi birçok müzikal ve oyunda rol alan Yılmazer, “Cem Sultan” oyunundaki II. Beyazıt rolü ile 1995 yılında “Avni Dilligil Tiyatro Ödülü”nü kazandı.
40 yıllık sanat yaşamında birçok filmde ve televizyon dizisinde de önemli roller üstlenen Yılmazer, seslendirme çalışmaları yaptı ve pek çok müzikalde yer aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında “Hakimiyet-i Milliye Aşevi” oyununda oynarken 20 Kasım 2003 tarihinde Levent'te bir banka binasına yönelik bombalı saldırı sonucu 58 yaşında hayatını kaybeden Kerem Yılmazer, kendisi gibi tiyatro sanatçısı olan Göksel Kortay ile evliydi.
Burhan Doğançay’ın ‘Mavi Senfoni’ isimli tablosunu kimin satın aldığı henüz belli değil. Eczacıbaşı Holding yazılı bir açıklama ile tabloyu aldıkları haberlerini yalanladı. Şimdi, tablonun Kadir Has Vakfı Başkanı Can Has tarafından satın alındığı konuşuluyor.
GEÇTİĞİMİZ pazar günü Antik A.Ş. tarafından düzenlenen müzayedede Burhan Doğançay’ın Mavi Senfoni adlı tablosuna 2.2 milyon TL vererek satın alan esrarengiz sanatseverin adı halen açıklanmadı. Kulislerde Ömer Koç, İnan Kıraç, Bülent Eczacıbaşı ve Murat Ülker isimleri dolaşıyordu.
Eczacıbaşı’ndan yalanlayan açıklama
Önceki gün gazetelerde Bülent Eczacıbaşı’nın eseri İstanbul Modern koleksiyonuna katmak için satın aldığı yönünde çıkan haberler Eczacıbaşı Holding’den bir açıklama yapılarak yalanlandı.
Açıklamada; “Antik A.Ş. tarafından geçtiğimiz günlerde düzenlenen Çağdaş Sanat Eserleri Müzayedesi’nde, Burhan Doğançay’ın ‘Mavi Senfoni’ adlı tablosunun 2.2 milyon TL’ye satılmasının ardından, bazı yayın organlarında, söz konusu tablonun Bülent Eczacıbaşı tarafından satın alındığına ilişkin haberler yer almıştır. Müzayede sonuçlarını, çağdaş sanat adına sevindirici bulmakla birlikte, ‘Mavi Senfoni’; Bülent Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Holding, İstanbul Modern ya da Dr. Nejat Eczacıbaşı Vakfı tarafından satın alınmamıştır. Kamuoyunun bilgilerine sunarız.” denildi.
Can Has açılışta mı açıklayacak
Diğer yandan sanat kulislerinde Mavi Senfoni’yi Kadir Has Vakfı Başkanı Can Has’ın satın aldığı yönünde haberler ağırlık kazandı. Hatta bu akşam Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katılımıyla Rezzan Has Müzesi’nde açılışı yapılacak Türk Resim Sanatı’nın Bir Asırlık Öyküsü II “Türk Resminde Yüzyılın Tablosu” adlı serginin açılışında bunun açıklanacağı konuşuluyor.
Sanat ve iş dünyasının önemli isimlerinden Ahu ve Can Has’ın daha önce sergilenmemiş ve merak edilen koleksiyonundan yola çıkılarak hazırlanan sergide Fausto Zonaro, Alberto Pasini, Fabiust Brest gibi oryantalist ressamlardan; Osman Hamdi, Şeker Ahmet Paşa, Halil Paşa, Mahmut Cûda ve Feyhaman Duran gibi Türk resim sanatı’nın önemli isimleri ile Çağdaş ressamlardan Erol Akyavaş, Burhan Doğançay ve Kemal Önsoy gibi sanatçıların en iyi eserleri yer alıyor.
Mısır, Nefertiti’yi geri istiyor
Berlin’deki Neues Museum’da sergilenen Nefertiti büstünün Mısır tarafından istenmesi, tarihi eserlerin bulundukları yere iade edilmesi tartışmasını yeniden başlattı. Mısır, eserler geri verilmezse kazı izni vermeyiz diyor.
MISIR’ın, Almanya’nın başkenti Berlin’deki Neues Museum’da (Yeni Müze) bulunan Nefertiti büstünü geri istemesi, tarihi eserlerdeki “Bulan el koyar” kuralını tekrar tartışmaya açtı.
Rosetta Taşı’nın, bulunduğu yer olan Mısır’a dönmesi için çabalayan ve “O bizim taşımız” diyen bilim adamı Dr. Zahi Havas, Nefertiti’nin de Mısır’a ait olduğunu söylüyor. “Eserleri vermezseniz, Mısır’da kazı yapamazsınız” diyen ve Mısır’ın tarihi eserlerinin peşine düşen Dr. Havas, kısa süre önce de Paris’teki Louvre Müzesi’nde bulunan bazı eserleri, Metropolitan Sanat Müzesi’nin de yardımıyla ülkesi Mısır’a geri almayı başarmıştı.
Likya Hazinesi çalınmıştı
ABD’de yayınlanan New York Times Gazetesi de, tarihi eserlerin ait olduğu ülkeye dönmesinin sonuçlarını tartıştı ve şu soruları gündeme taşıdı: “Eserin bulunduğu ülkede korunması her zaman mümkün mü? Arkeolojik bulguları korumanın en iyi yolu, uluslararası ticaretlerine son vermek mi?”
Bazı uzmanlar, eserlerin bulundukları ülkeye ait olduğunu öne sürerken, diğerleri de tüm eserleri tek bir yerde toplamanın riskli olacağını düşünüyor. Gazete, buna örnek olarak Türkiye’ye döndükten kısa süre sonra çalınan Likya Hazineleri’ni gösteriyor. Metropolitan Müzesi, baskılar karşısında hazineyi geri göndermek zorunda kalmış, ancak tarihi eserler Türkiye’deki yeni evlerine döndükten hemen sonra çalınmışlardı. New York Times Gazetesi, tarihi eserlerin ihracının yasaklamasının, eseri hırsızlardan korumadığına dikkat çekiyor. Gazeteye göre, bu yasaklamalar aksine yeraltı ticaretine yol açıyor ve suçluların daha çok işine yarıyor.
Saddam da kullandı
Öte yandan, Dr. Havas’ın bu çabası, Batı’nın, bir Mısırlının UNESCO’ya başkan olmasını engellemesine karşı bir misilleme olarak değerlendiriliyor. Gazete, tarihi eserlerin giderek “politik silahlar” haline geldiği görüşünde. “Kalıntıların Sahibi Kim?” kitabının yazarı James Cuno, politikacıların, kendi meşruiyetlerini artırmak için tarihi eserleri kullandığını savunuyor ve buna örnek olarak eski Irak lideri Saddam Hüseyin’i gösteriyor. Gazete, Mısır, İtalya ve Türkiye’nin eserleri yurtdışına göndermek istemediğini yazıyor. Dr. Havas’ın geri istediği Rosetta Taşı 1799’da bulunduğunda, şimdiki modern Mısır devleti de yoktu. Taşın, MÖ 196’da yapıldığı düşünüldüğünde de, uzmanlar bu eserin Mısır’a değil tüm İslami uygarlığa ait olduğunu ileri sürüyor.
Art in America’dan Borusan sanat koleksiyonuna övgü
ABD’nin en saygın sanat dergisi Art in America, son sayısında Borusan sanat koleksiyonundan övgü ile bahsetti. 1913 yılından bu yana yayınlanan ve tüm dünyada sanatseverlerin yakından takip ettiği derginin genel yayın yönetmeni David Ebony, Borusan sanat koleksiyonunu incelemek üzere geçtiğimiz ay özel olarak İstanbul’a geldi.
Ebony, incelemelerinin ardından yazdığı haberde Borusan sanat koleksiyonunu “Türkiye’de cesur, maceraperest ve nadide bir koleksiyon örneği” olarak tanımladı. Ebony, Borusan sanat koleksiyonunu dünyanın en seçkin ve geniş kurumsal koleksiyonları olan Saatchi ve Jumex koleksiyonları ile karşılaştırarak, ‘Henüz onların ölçeğinde olmasa da etkileyici ve heyecan verici bir koleksiyon” dedi.
Eczacıbaşı yalanladı kulislerde şimdi Can Has adı geçiyor
GEÇTİĞİMİZ pazar günü Antik A.Ş. tarafından düzenlenen müzayedede Burhan Doğançay’ın Mavi Senfoni adlı tablosuna 2.2 milyon TL vererek satın alan esrarengiz sanatseverin adı halen açıklanmadı. Önceki gün gazetelerde Bülent Eczacıbaşı’nın eseri İstanbul Modern koleksiyonuna katmak için satın aldığı yönünde çıkan haberler Eczacıbaşı Holding’den bir açıklama yapılarak yalanlandı. Açıklamada; “Antik A.Ş. tarafından geçtiğimiz günlerde düzenlenen Çağdaş Sanat Eserleri Müzayedesi’nde, Burhan Doğançay’ın ‘Mavi Senfoni’ adlı tablosunun 2.2 milyon TL’ye satılmasının ardından, bazı yayın organlarında, söz konusu tablonun Bülent Eczacıbaşı tarafından satın alındığına ilişkin haberler yer almıştır. Müzayede sonuçlarını, çağdaş sanat adına sevindirici bulmakla birlikte, ‘Mavi Senfoni’; Bülent Eczacıbaşı, Eczacıbaşı Holding, İstanbul Modern ya da Dr. Nejat Eczacıbaşı Vakfı tarafından satın alınmamıştır. Kamuoyunun bilgilerine sunarız.” denildi.
Sergi açılışında mı açıklayacak
Diğer yandan sanat kulislerinde Mavi Senfoni’yi Kadir Has Vakfı Başkanı Can Has’ın satın aldığı yönünde haberler ağırlık kazandı. Hatta bu akşam Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katılımıyla Rezzan Has Müzesi’nde açılışı yapılacak Türk Resim Sanatı’nın Bir Asırlık Öyküsü II “Türk Resminde Yüzyılın Tablosu” adlı serginin açılışında bunun açıklanacağı konuşuluyor. Sanat ve iş dünyasının önemli isimlerinden Ahu ve Can Has’ın daha önce sergilenmemiş ve merak edilen koleksiyonundan yola çıkılarak hazırlanan sergide Fausto Zonaro, Alberto Pasini, Fabiust Brest gibi oryantalist ressamlardan; Osman Hamdi, Şeker Ahmet Paşa, Halil Paşa, Mahmut Cûda ve Feyhaman Duran gibi Türk resim sanatı’nın önemli isimleri ile Çağdaş ressamlardan Erol Akyavaş, Burhan Doğançay ve Kemal Önsoy gibi sanatçıların en iyi eserleri yer alıyor.
4. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali kapsamında bu akşam saat 21.00’de Korupark Sinemaları’nda “Yedi Kocalı Hürmüz”ün özel gösterimi yapılacak. Ezel Akay’ın son filminin gösterimine yönetmen ve oyuncular da katılacak.
KONSER 8 telli gitar
BUGÜNÜN bilinen 6 telli gitarının Brahms çalmak için bilhassa baslar açısından yetersiz kaldığını görünce 8 telli bir gitar tasarlayan Paul Galbraith, bu akşam İstanbul Resitalleri kapsamında saat 20.00’de MKM Attila İlhan Salonu’nda konser verecek. Biletler 50-100 TL, Biletix’te.
SERGi Duben’in 15 yılı
KİMLİK, cinsiyet, göç, kültürel önyargılar gibi konuları eleştirel bir perspektifle işleyen İpek Duben’in “Bir Seçki 1994 - 2009” adlı sergisi bugün Akbank Sanat’ta açılıyor. 2 Ocak 2010’a kadar sürecek sergide sanatçının 15 yıllık çalışmaları var. www.akbanksanat.com
TiYATRO Lurcin Sokağı Cinayeti
SEMAVER Kumpan-ya’nın bu yıl repertuvarındaki ilk oyun olan ve ilk kez 1857’de Paris’te sahnelenen “Lurcin Sokağı Cinayeti” eğlenceli yorumuyla sahnede. Cinayet üzerinden işlenen bu farklı komediyi bu akşam Ankara DT Şinasi Sahnesi’nde saat 20.00’de izleyebilirsiniz. Tel: 0312 467 17 44.
KONSER Karadeniz ezgileri
RİZELİ Selçuk Balcı, Karadenizli sanatçıların arkasında kemençe çalıp vokal yaptı ve henüz albümü yokken daha büyük bir ilgi gördü. Tulum çalan hemşerisi Volkan Arslan’la bu akşam saat 20.30’da İstanbul Studio Live Performance Hall’da konser verecekler. Tel: 0212 244 77 12.
Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nin 2010 programında yer almak isteyen yerli projeler için 7 Aralık Pazartesi gününden itibaren başvuru yapılabilecek.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Aygaz ve Opet'in sponsorluğunda düzenlenen 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, 14 Mayıs–10 Haziran 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek.
Festivale katılmak isteyen yerli topluluklar, proje dosyalarıyla, 7 Aralık Pazartesi gününden itibaren İKSV'nin Şişhane'de bulunan yeni binası Deniz Palas'a gelebilecekler. Başvurular, 18 Aralık Cuma akşamına kadar sürecek.
Festivale, daha önce İstanbul'da sahnelenmemiş yapımlar için başvuru yapılabilecek.
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, “Ayazağa'daki kültür merkezini önümüzdeki aylarda yeniden inşa ederek İstanbul'a, özlemini kurduğumuz bir kültür ve sanat merkezi kazandırmaya çalışacağız” dedi.
Multi Corporation'ın Türkiye'de yapmış olduğu yatırımların yalnızca ticari değil, aynı zamanda kültürel ve sportif bir merkez olma niteliği de taşıdığını ifade eden Günay, Forum İStanbul'un, kentin ihtiyacı olan bir yatırım olduğunu bildirdi.
Günay, Türkiye'nin birçok ilinde yatırımları yapılan “forum projelerini” gördüğünü belirterek, “Hepsi de gerçekten birbiriyle yarışıyor. Bu yüzden ben de herbirini destekledim. Buradan bugün size bir de müjde vermek istiyorum. Multi Corporation, Turkmall ve Multi Turkmall ile bir anlaşma gerçekleştirdik. Bu anlaşmayla İstanbul'da 20 yıldan bu yana bir 'İstanbul Masalı'na dönmüş olan Ayazağa'daki kültür merkezini de önümüzdeki aylarda yeniden inşa ederek İstanbul'a özlemini kurduğumuz bir kültür ve sanat merkezi kazandırmaya çalışacağız” dedi.
Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge de ilk belediye başkanı seçildiğinde “Bayrampaşa'nın cezaeviyle anılmaması ve bir cazibe merkezi olması” yönünde düşü olduğunu belirterek, “Bugün bu hayalim gerçek olmuştur. Hayalimi gerçekleştiren bu ekibe teşekkür ediyorum” diye konuştu. Turkmall Yönetim Kurulu Başkanı Hans Otto Nagel de Forum İstanbul'un, bugüne dek yapmış oldukları en büyük proje olduğunu dile getirerek, alışveriş merkezinin 2-3 ay içinde tam dolu olacağını kaydetti.
Konuşmaların ardından Ertuğrul Günay, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge, Multi Corporation Yönetim Kurulu Başkanı Hans Van Vaggel, Hans Otto Nagel ve Multi Turkmall Üst Yöneticisi (CEO) Levent Eyüboğlu, kurdeleyi keserek alışveriş merkezini açtılar.
1 MİLYAR AVRO'LUK YATIRIM
Levent Eyüboğlu, Forum İstanbul'a 750 milyon Avro'luk yatırım yaptıklarını, bu yatırım bedeline mağazaların yatırımları da eklendiğinde ortaya çıkan toplam yatırımın 1 milyar Avro'yu bulduğunu söyledi.
Forum İstanbul ile 6 bin kişiye istihdam sağladıklarını, projenin 12 yıllık bir geçmişi olduğunu belirten Eyüboğlu, “Buraya harcadığımız zamanı, imkanları ve emeği hiçbir yere harcamamıştık. Artık bundan daha iyisini, daha güzelini yapabilir miyiz bilmiyorum ama sanırım çok zor” dedi. Eyüboğlu, İstanbul Bayrampaşa'da 495 bin metrekarelik bir alan üzerine kurulan, 175 bin metrekare kiralanabilir alanı, ulusal ve uluslararası 265 markasıyla “yalnız Türkiye'nin değil Avrupa'nın en büyük alışveriş ve yaşam merkezi” olan Forum İstanbul'un, Multi Turkmall'un Türkiye'deki 7., İstanbul'daki ilk projesi olduğunu bildirdi.
Forum İstanbul'un kiracıları arasında 29 bin 500 metrekarelik alanda hizmet veren IKEA'nın, 8 bin metrekare üzerine kurulan “Türkiye'nin ilk dev akvaryumu” Turkuazoo'nun, Praktiker ve Tepe Home gibi markaların da yer aldığını anlatan Eyüboğlu, yılda 25 milyon ziyaretçi çekmeyi ve 500 milyon Avro ciro elde etmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.
GÜNER YENER'DEN
SANAT VE SANATCI ÜZERİNE NETDE BULGULAR
BU ÇALIŞMANIN HİÇ BİR TİCARİ AMACI OLMAYIP GÜZEL SANATLAR İLE İLGİLENEN ARKADAŞLARA KAYNAK TEŞKİL ETMESİ AMACI İLE YAPILMIŞTIR
FARKLI DİSİPLİNLERDE DEĞİŞİK ÖRNEKLERİNİ GÖRECEĞİNİZ SANAT ESERİNİ BLOĞUMDA İZLEYEBİLECEKSİNİZ guneryener@hotmail.com
KLASİK SANAT EĞİTİMİ ANLAYIŞINI BİRAZ OLSUN FARKLILAŞTIRABİLİRSEM NE MUTLU BANA,
ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİM